Anasayfa | İnternet Medyası | Reytingler ve Satş Oranları | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı

Arama


Gelişmiş Arama

PROF.DR SEDAT CERECİ'DEN YENİ YAZI!

Geri dönüş...

Kategori  Kategori : Prof.Dr Sedat Cereci
Yorumlar  Yorum Sayısı : 1
Okunma  Okunma : 1033
Tarih  Tarih : 06 Şubat 2008 16:25

GERİ DÖNÜŞ
 
Sanayi devriminin neden olduğu devinimlerle önü alınamaz bir heyecan nöbetinin içine düşen ve aklıyla buluşturduğu ihtiraslarını bilimsel buluşlara ve teknolojik gelişmelere dönüştüren insanoğlunun en parlak buluşlarından birisidir televizyon. Okuma yazma bilmeyi gerektirmeyen yapısı, herkesin anlayabileceği sıradan içeriği ve sağlıklı bir akıl ve ruh yapısına sahip hemen herkesin ilgiyle karşıladığı, çekiciliğine dayanamadığı iletileriyle 20. yüzyıldan başlayarak en yaygın iletişim aracı haline gelen televizyon, insanın serüvene, yeniliklere, başka yaşamlara açık niteliklerinden yola çıkarak geliştirdiği, insanı ve onun masalsı yaşamını temel materyal olarak kullandığı, bir anlamda büyüleyici bir buluştur.       

            Her gün yenilenen iletişim teknolojisiyle birlikte, kitle iletişim araçlarının da gelir pastasından daha büyük paylar alabilmek için uyguladıkları yöntemler bazen akıl sınırlarını da zorlamakla beraber, teknolojiye koşut olarak kitle iletişim araçları da yayın biçimlerini ve içeriklerini yenilemektedir. Televizyon tekniğindeki tüm çabalar, öncelikle en nitelikli görüntüyü aktarabilmek için verilmektedir. Sayısal teknoloji ile televizyonlarda etkileşimli iletişim olanakları geliştirilmiş ve mevcut kanal sayısı arttırılmıştır. Televizyon teknolojisi son dönemde, mükemmel resim kalitesi ve en gerçekçi görüntüyü elde etmeye çalışan HDTV’ye geçmektedir. HDTV’nin görüntü piksel sayısının, diğer tekniklerdeki görüntü piksel sayısının birkaç katı olması nedeniyle HDTV kameralarda geçmeli tarama yerine ardışık tarama ile elde edilen görüntü, 35 mm. renkle film kalitesine erişmektedir (Buran, 2007, 104). Teknik alandaki gelişmeler, televizyon içeriğindeki gelişmelerle koşut ilerlemektedir. Dönem dönem furyaya dönüşen şarkıcı yarışmaları, diziler, yarışmalar, kadın söyleşileri gibi program türlerinin yanı sıra, programların yapım biçimlerinde de yenilikler denenmektedir.

            Televizyon teknolojisi, insanları evlerinde, gece ve gündüz günün her saatinde takip edebilen, uzaktan kişisel profillerini ortaya çıkarabilen, onları neyin motive ettiğini, neyin kızdırdığını, nasıl hissettiklerini, kısaca ne yaptıklarını bilebilen bir sistem üzerinde çalışmaktadır. Odada izleyiciyle birlikte olabilecek akıllı bir aygıt geliştirilmesi için milyonlarca doların harcandığı modelde, televizyon izleyicisini tanıma, izleyicinin zevklerini, hobilerini bilme, yalnızca kumandanın bir tuşuyla alışveriş turuna çıkarma, tercihleri için öneriler sunma olanağına sahip bir televizyon platformu tasarlanmaktadır (Odaman, 2007, 114). İnsanların heyecan verici dünyalarından yola çıkarak geliştirilen televizyon, insanların en özel anlarına ve alanlarına kadar yaşamlarına girdikten sonra bir anlamda etkileşim yöntemiyle insanın kendi dünyasına girmesini istemektedir. Etkileşim bir yandan, televizyonun temel izlenme nedeni olan eğlenmenin kalitesini artırmakta, daha çok bilgiye erişilmesini sağlamakta ve izleyicinin bazı işleri daha kolay ve hızlı yapmasına yardımcı olmaktadır.

            İleri televizyon teknolojisi döneminde, izleyicilerin de etkin olarak programlara katılabildiği, etkileşimli programlar ağırlık kazanmaktadır. İngiltere’de 2001 yılında yayınlanan Big Brother adlı program, 22 milyondan fazla izleyicinin oylarıyla katıldığı bir program olarak yayın tarihine geçmiştir. Daha sonraki yıllarda BBC televizyonu, daha çok izleyicinin katılımını sağlayıcı programlar tasarlamaya başlamıştır. BBC’nin etkileşimli program çalışmalarının sonucunda, tümü izleyicilerin katılımıyla oluşan “Fifteen to One” gibi programlar ortaya çıkmıştır (Lleweyn-Walker, 2005, 66). İzleyicilerle etkileşim ilkesiyle yapılan programlar, televizyon çalışanlarını daha etkin yayın yöntemleri ve geri beslemeyi hızlıca alan teknolojiler kullanmaya da zorlamaktadır.  

            Etkileşimli program modeli, izleyicilerin etkin olarak katıldıkları stüdyo programlarında da uygulanmaktadır. İzleyicilerin de doğrudan katılabildiği programların çekimleri için televizyon kanalları, olanakları ölçüsünde geniş stüdyolar düzenlemekte, bu stüdyolarda izleyici katılımının maksimum düzeyde sağlanabilmesi için ayrıntılı projeler üretilmektedir. Stüdyolar, içinde çok farklı konu ortamları oluşturulabilecek biçimde, geniş teknik olanaklarla donatılarak inşa edilmenin yanında, izleyicilerin de diğer program unsurlarıyla iç içe olabileceği biçimde düzenlenmektedir (Cereci, 2001, 63). Çoğunlukla canlı olarak yayınlanan programlarda, teknik olanaklara, stüdyoda bulunan izleyicilerin tepkilerinin de katılımıyla etkin, heyecanlı, coşkulu, ilginç programlar ortaya çıkmaktadır.

            Etkileşimli televizyon programlarının niteliği, her ülkenin özgün, yerel programlar yapması gerekliliğini de beraberinde getirmiştir. İzleyiciler, içinde kendilerini buldukları programlara katılma konusunda daha istekli davranmaktadır. Yayınlanan ülkede yaşayan bireylerin daha kolay katılabildiği etkileşimli programlar, yerli program üretiminin gelişmesinde etken olmuştur. 1974 yılında yapılan bir araştırmaya göre Amerikan televizyon dizilerinin yüzde 70’i Avustralya televizyonunda gösterilmekte, Brezilya’nın Amerikan programları için 1979’da ödediği para 15 milyon dolarken, günümüzde daha farklı bir durum söz konusudur (Tekinalp, 66). Türkiye Radyo Televizyon Kurumu’nun yayına başladığı 1968 yılından başlayarak Türkiye de uzun bir süre yabancı televizyon programlarıyla yayınlarını doldururken, 2007 yılında Türkiye’deki tüm televizyon kanallarında yaklaşık 150 yabancı televizyon programının yayınlandığı bilinmektedir (www.hypertv.web.tr). 1974 yılında yapımına başlanan Kaynanalar adlı ilk yerli diziyle birlikte, televizyon izleyicisine daha yakın görünen yerli yapımların yapım süreci yoğunlaşmıştır.   

                        Toplumsal işlevi gereği televizyon, bireylerin kişisel görüşlerini, iletilerini büyük kentlerden kırsal alanlara, tarım işçilerinden kentli işverenlere, geniş meydanlardan dağ köylerine kadar aktarmak görevini üstlenmiş bir araçtır. Genç kuşakların, “yeni binyılın medyası” olarak tanımladığı televizyon yayınları yeryüzünün büyük bölümüne yaygınlaşmışken, uygarlığa karşı koymamış toplumlarda yaşayan hemen her insan da televizyon izleme olanaklarına sahip bulunmaktadır (Cereci, 2001, 52). Televizyonun izlendiği her yerden izleyicilerin katılımıyla geniş bir etkileşime dönüşen televizyon yayınları, izleyicilerin programlara doğrudan katılımıyla çok sesli demokratik bir yapının oluşumuna da katkıda bulunmaktadır. Bu arada televizyon, varlığından çıkıp her zaman temel materyal olarak kullandığı insana, en özel anlarına ve alanlarına kadar girme hakkı tanıyarak. borçlu olduğu geri dönüşü gerçekleştirmektedir.

 

            Kaynaklar

 

1-     BURAN, Haluk (2007). “Yüksek Tanımlı Televizyon Teknolojisi (HDTV)”. BROADCASTERinfo. Mart 2007. Sa: 39. S. 102-105.

2-     CERECİ, Sedat (2001). TELEVİZYONDA PROGRAM YAPIMI. İstanbul: Metropol.

3-     CERECİ, Sedat (2001). COMMUNICATION INSUFFICIENCY. İstanbul: Metropol.

4-     LLEWEYN, Shiona –WALKER, Sue (2005). A CAREER HANDBOOK for RADIO, FILM, VIDEO & INTERACTIVE MEDIA. Second Edition. London: A&C Black Publishers.

5-     ODAMAN, Cem (2007). “Etkileşimli Televizyonculuk 1”. BROADCASTERinfo. Eylül 2007. Sa: 44. S. 114-116.

6-     TEKİNALP, Şermin (1990). ELEKTRONİK KİTLE İLETİŞİM ve DEĞİŞİM. İstanbul: Beta.

7-     www.hypertv.web.tr

 

Yazdırılabilir Sayfa Sayfayı Yazdır | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz


Bu habere toplam 1 yorum yazılmıştır.

Nuri [ 08 Şubat 2010 23:34 ]

Sayın Profesörüm yazınızı çok beğendim.1948 Sanayi devirimiyle teknolojide ilerleme kaydedildi.Bu ilerleme medyada da kendini gösterdi.Sihirli kutu dediğimiz Televizyon sayesinde hiç tanımadığımız insanların yaşam tarzlarını öğreniyoruz..
Sihirli kutu bizlere çok şey veriyor ama;bizden de çok şey olmasa da bir şeyler götürüyor..
Saygılarımla..

Yorumların tamamını okumak için tıklayın.

Prof.Dr Sedat Cereci

En Çok Okunan Haberler

Son Dakika Haberleri

Anket

SİZCE HANGİSİ EN İYİSİ



Tüm Anketler

Tüm Hakları Saklıdır © 2007
RSS Kaynağı